SP Çayırova yeni yüzüyle basının karşısına çıktı. Toplantıya yine İlhami Bayrak’ın iddiaları damga vurdu. Bayrak şimdi de mevcut iddialarının yanı sıra belediye hizmet alanlarının bazıları tarafından işgal edildiğini iddia etti.
Kongrenin ardından küçük rötuşlarla yeniden şekillenmeye başlayan SP Çayırova İlçe Yönetimi basınla dün Dede Korkut Aile Çay Bahçesinde kahvaltıda buluştu. Toplantıya SP yöneticileri ve belediye meclis üyelerinin yanı sıra Gebze ilçe Başkanvekili Halit Şengül de katıldı.
TERZİ: BU DÖNEM 3. ŞAHLANIŞ DÖNEMİMİZDİR
Toplantının ilk konuşmasını yapan SP Teşkilatla Birim Başkanı Vahit Terzi; “ milli görüş milletimizin kimliğidir. Ülkemizde ve dünyada ‘önce ahlak’ diyen başka bir siyasi parti yoktur. Bu yüzden Saadet Partisi Türkiye için olmazsa olmazdır. İçinde bulunduğumuz dönem 3.şahlanış dönemimizdir. 2011 seçimleri bizim için çok önemli ve anlamlıdır. Seçimlere çalışıyoruz ve çok iddialıyız. Bu dönemde özel çalışmalarımız var. Partimize yeni katılımlar var. Bu katılımların içinden bazıları yönetimimize ilave edilecek ve bunları sizinle paylaşacağız. Hanım kollarımız ve gençlik kollarımız yoğun bir tempoyla çalışmalarına devam ediyor” dedi.
BAYRAK: ORTADA PROJE YOK, HALKIN ALEYHİNE İCRAATLAR VAR
SP belediye meclis üyesi İlhami Bayrak ise yaptığı konuşmada; “ seçimlerde halkımız bize denetleyici görev verdi. Etkimiz bununla sınırlıdır. Yapılan icraatlardan iktidar sorumludur. Biz bu icraatları 3 açıdan değerlendiririz. Bunlardan birincisi mühendislik, ikincisi estetik ve üçüncüsü ise ekonomiklik ve ahlaka uygunluk. Biz belediyenin hiçbir projesini ‘neden yaptınız?’ Diye eleştirmedik. Zaten ortada proje de yok, halkın aleyhine icraatlar var. Buna bütçe çalışmalarında şahit olduk. Tamamen ranta açık, denetlenmesi zor bir sürecin neticesinde Çayırovalının geleceği kullanılmak istendi.
Bu hareket geçirecek fırsatı ve zemini milli görüş sayesinde bulamadılar. Bir sonraki yıla gelindiğinde 1 yıl önce 90 milyon olarak belirlenen bütçe 54 milyona indirildi. Stratejik planlanmaya uygun bütçe hazırlanması gerekirdi. Biz bu bütçeyi gerçekçi bulmadık. Hiç alakası olmayan bir kalemin altına 5 milyon TL arsa satışı konmuştu. İtiraz ettik, bütçe 48 milyona düştü. AK Parti meclis üyeleri aldıkları emirle ellerini kaldırdılar ve çoğunlukla bütçeyi geçirdiler. Yaptığımız incelemelerde sözleşmeli personele ayrılan giderin olması gerekenden çok olduğunu gördük. Bir de baktık ki 5 ay 29 gün çalışması gereken geçici işçilerden bazıları, 12 ay boyunca belediyeden maaş alıyor. Kim? AK Parti kadın kolları komisyon başkanı. Hukukun devreye girmesi gereken, müfettişlerin gelmesi gereken konular var.
KILIFINA UYDURABİLİRLERSE SORUN YOK. YOKSA 2 KELLE ALIR, ÇEKİLİRLER
Çayırova Belediyesinde öyle akıl almaz icraatlar var ki inanamazsınız. Mecliste gördünüz. Yöneticilerin belediyenin mallarının nerede olduğundan haberi yok. Taşlar “bize zaman verin, gereğini yaparız” dediler. Biz de 1 gün sonra belediye başkan yardımcısı Bülent Çorapsız ile taşların yanına gittik. Orada ‘ bu gayrı ahlaki bir durum. Hemen müteahhidin işine son vereceğiz’ denildi. Fakat geçtiğimiz Cuma günü görüştüğümüzde ‘ihaleyi nasıl iptal edelim, işler ne olacak?’ dedi. Bir hafta oldu. Bu işlerin üstü örtülmeye çalışılıyor. Kılıfına uydurabilirlerse sorun yok. Yoksa 2 kelle alır, çekilirler. Biz bu konuyu bu Pazartesi savcılığa taşıyacağız. Suçlusu kimse cezasını çeksin. Bu mesele yüzlerce trilyon meselesi midir yoksa belediyenin malına sahip çıkamayan bir yönetim ve bunu suistimal eden çalışan yada iş yapan müteahhit. Bunarın hangisinin sorgulanması gerekir?
ÇAYIROVA’NIN 5 YIL SONRASI KARANLIK
Çayırova’da Park Bahçeler diye bir sorun var, hafriyat sorunları var. Akbank’ın olduğu alanla ilgili hafriyatı döken ve döktürenlerin ilişkilerini ortaya koyacağız. Bu işte öyle yöneticiler kullanılmış ki: Adam ayın 15’inde bana izin verin diye müracaat ediyor. Başkan yardımcısı ayın 5’inde bu adama izin verdiğine dair başka bir birime yazı yazıyor. Bunun belgelerini dağıtacağız. Öyle bir kirli ilişkiler yumağı haline getirilmeye çalışılıyor ki belediyemiz, Çayırova’nın 5 yıl sonrası karanlık” dedi.
ONLAR ‘BİZİM ADAMIMIZ YAPMIŞSA HIRSIZLIK DEĞİLDİR’ MANTIĞIYLA YAKLAŞIYOR
Bayrak, taşların müteahhitlere zimmetli olduğuyla ilgili söylenen beyanlara ise; “ müteahhide zimmetli denmesi tamamen uydurma. Taşların bulunduğu Evren Zincir fabrikasının kamera kayıtları orada. İsteyen gidip, baksın. Oradan park bahçelerin 34 VAT 79 plakalı aracı da taş taşıyor, müteahhidin 2 kamyonu da taş taşıyor. Bu tamamen düzmece. Yanlış yapan babamın oğlu da olsa karşısındayım. Fakat onlar ‘bizim adamımız yapmışsa hırsızlık değildir’ mantığıyla yaklaşıyor.
Meclis salonunda kimin ne olduğu gözüktü. Park bahçeler müdürü adeta 30 km’den ben buradayım diye sinyal verdi. Bu olay üstünü örtmeye çalışan yöneticinin başını yakar. Başkan Yardımcısı Bülent Çorapsız’a bu konuyla ilgili bana neden geri dönmediğini sorduğumda, kendisine ‘ İlhami bu konuyu araştırıyorsa bildiği bir şey vardır. Sakın kimseyi savunma başın yanar’ dedikleri için dönmediğini söyledi. Bunlar belediyeye hakim değiller. Şu an belediye Birkaç guruba kamplaşmış. Herkes kendi ekibiyle çalışıyor, diğeri diğerine şantaj yapıyor.” şeklinde konuştu.
O MASRAFLARLA BIRAKIN ARABAYI, BELEDİYEYE UÇAK ALINIR
Çayırova Belediyesinde israf ve savurganlık olduğunu da iddia eden Bayrak; “ 5 başkan yardımcısı ve 1 başkanın kullandıkları araçların kira ve masraflarını bir araştırın ve kamuoyuna duyurun. Sadece başkanın makam aracının aylık masrafı kaç para? O masraflarla bırakın arabayı, belediyeye uçak alınır.
Hastane için alan oluşturmayla ilgili konuşan Bayrak; “ bu konuyla ilgili belediyenin içine düştüğü durum ortadadır. Milli görüş hastanenin yerini de karakolun yerini de ayırmıştı. Fakat bunların nasıl çar- çur edildiğini gördük. Şimdi ADD’den bir bayana ait olan 17 dönüm alan birilerine aldırılmak isteniyor. Çiçekçiler bölgesindeki imar değişikliğine önümüzdeki günlerde dikkat edin ama biz yaptırmayacağız. Belediyenin arazilerini işgal eden kişilere buradan sesleniyoruz. Kimler işgal etmişse buralardan çıksınlar. Belediyeye 3 ay süre veriyoruz. 3 ay sonra gerekeni yaparız” dedi.
3 AY İÇİNDE BOŞALTMAZLARSA AÇIKLARIZ
Program sonunda Genel Yayın Yönetmenimiz Levent Kömürcü’nün: bu işgalciler kimdir? Sorusuna net cevap vermeyen İlhami Bayrak; “ biz işgalcilerin kimler olduğunu biliyoruz, 3 ay içinde boşaltmazlarsa da açıklarız. Belediye yönetimi Şekerpınar’da parasını vererek, arsa almış insanlarla uğraşacağına mevcut işgalcileri yerlerinden çıkarsın” şeklinde konuştu.
BELEDİYENİN GÖREVİ MENSUP OLDUĞU PARTİYE DEĞİL, HALKA HİZMET ETMEKTİR
Yaptıkları kahvaltının parasını Saadet Partisi’nin ödediğini söyleyen Bayrak, AK Partinin sandık müşahitlerinin yediği yemeği belediyenin ödediğini iddia etti. Bayrak; “ belediyenin görevi, mensup olduğu partiye değil, halka hizmet etmektir. Pozitif ayrımcılık halkın menfaatine yapılır” diye konuştu.
Bayrak’tan sonra söz alan SP İlçe başkan vekili Zeynel Bulut yaptığı konuşmada, 4 aydır gündemi Saadet Partisi ile gelişmelerin işgal ettiğini, yaşanan çalkantılardan sonra taşların yerine oturduğunu ifade ederken, 10 Kasım Çarşamba günü SP Kocaeli İl Başkanının kesinleşeceğini ve onun ardından vekil başkanlarla yola devam eden Kocaeli’nin 4 ilçesinde yapılacak görüşmeler sonucunda asıl başkanların belirleneceğini söyledi.
BULUT: 54.HÜKÜMET KADAR BAŞARILI HÜKÜMET NE GELMİŞTİR, NE DE GELMESİ MÜMKÜNDÜR
Bulut; “ önceki genel başkanımızın göreve geldiği günden beri hocamızın ismi konusunda oldukça olumsuz bir tepkisi vardı. Milli görüşle ilgili sorularda adeta dili tutuluyordu, kaçamak cevaplarla olayı geçiştiriyordu. 54.hükümetin başarısı hakkında tek cümle etmiyordu. 54.hükümet kadar başarılı hükümet ne gelmiştir, ne de gelmesi mümkündür. 11 aylık bir dönemde derme çatma bir ortağı ile destan yazmıştır. İlk defa denk bütçe yapmış, ilk defa enflasyon % 80 iken, çalışana % 256 zam yapmıştır. Bunlarla ilgili bir tek kelime ağızlarına almadılar.
MİLLİ GÖRÜŞ BU ÜLKEDE SİYASETİN BABASIDIR
Peki, neyin peşindeler? O yöneticilerin tek düşüncesi şuydu: Erdoğan’a ABD destek oldu, iktidar oldu. Şimdi o destek bize döndü, biz iktidar olacağız. Kongrede yaşananlar bu sebeplerdendi. Yoksa 3 kişi- 5 kişi listeye girmiş, girmemiş olayı değil. Bazı sorunlara olgunlaşmadan neşter vuramazsınız. Numan Bey ile ilgili sorun da tam olgunlaşmadığı için kongrede tekrar aday gösterilmişti. Giden insanların arkasından konuşmak, küçük insanların işidir. Biz temeli olan, köklü bir hareketiz. Bu insanlardan şu an bahsetmemizin sebebi konunun yeni olması ve vatandaşın merak etmesidir. Milli görüş bu ülkede siyasetin babasıdır. 2 cumhurbaşkanı, 4 başbakan çıkarmış bir partidir. O yüzden partimizde bölünmüşlük psikolojisi olamaz. Biz istediğimiz zaman geçer, bu ülkeyi yönetiriz. Bunun zaman ve zemini var. Biz tüm dünya konjonktürünü takip ederiz” dedi.
Siyaset açısından bakıldığında halkta bir durgunluk ve bıkkınlık olduğunu söyleyen Bulut; “ Oysaki siyaset bizim her şeyimiz. Siyaset olmadan, ekmek olmaz. Siyaset iyi olmadan, bizim sağlıklı yaşamımız, eğitimimiz, savunmamız iyi olmaz” şeklinde kaydetti.
OYSA ÇAYIROVA İDDİALIYDI
Partilerinin Çayırova’da belediye yönetimi sırasında yaptığı icraatlardan da bahseden Zeynel Bulut; “ 1997’de Türkiye’de %100 şuyulandırmayı bitiren tek ilçe Çayırova idi. Bir dönem daha yönetimde kalsaydık, çok güzel şeyler yapılacaktı. Bizden sonra yaklaşık 2000 dönüm alanı çar –çur ettiler. Oysa Çayırova iddialıydı. 350bin nüfusa göre planlanmıştı. Kamu kullanım alanları, yollar, okullar ve hastane yönünden hiçbir sıkıntı olmayacaktı. Ama her şey bitmiş değil, neresinden kurtarıp, yönetimi alırsak ordan tekrar imar etmeye başlayacağız.
PEYGAMBERİN ÇEVRESİNDE BİLE YANLIŞA BULAŞAN İNSANLAR OLMUŞTUR
O dönemde Sayın Yaşar Alkan ile yaptığımız konuşmalarda seçime 2 yıl kaldığını ve şuyulandırmanın bir sonraki dönemde yapılmasını önerdik. Çünkü ister istemez şuyulandırma sırasında bazı hatalar yapılacaktı ve bu hatalar seçimde bizim önümüze çıkacaktı. Sayın Alkan bunun aciliyeti olduğuna inandığı için şuyulandırmayı tamamladı. Ve ister istemez çıkan birkaç hata ve parti içinde başka işlere bulaşan insanlar oldu. Peygamberin çevresinde bile yanlışa bulaşan insanlar olmuştur. Ayrıca dışarıdan bir aday getirildi.
CHP’NİN O GÜNKÜ PİYONU DR. FARUK TAŞÇI’YDI
CHP oyun yaptı, Timur Koç’un aracılığıyla BBP desteklendi ve CHP’nin o günkü piyonu Dr. Faruk Taşçı’ydı. BBP’nin bütün finansal çalışmalarını Faruk Taşçı yapıyordu. Kimin adına yapıyordu? CHP adına yapıyordu ve bizi bölmeyi başardılar, seçimi kaybettik. Sonuçta bölge 500 trilyonun üzerinde para kaybetti. Çayırova Belediye binasının %60’ı Yaşar Alkan döneminde tamamlanmıştı. Geri kalan %40’lık ince işçiliğini Timur Koç 1000 dönüm arazi satarak yaptı. Bugün o satılan arazinin fiyatı 400 trilyon eder.
BURADA OTURMUYORLAR Kİ KOKUYU BİLSİNLER
Bölgemizde önemli bir hava kirliliği var. Tuzla Deri Sanayi bizi adım adım zehirliyor. Belirli saatlerde arıtmayı kapatıp, değişik kokular vermek suretiyle gazı salarak, kokuyu gideriyorlar ve biz bunu soluyoruz. Yani zehirleniyoruz. Başkanlar bu konuda sessiz kalıyorlar. Çünkü onlar kokuyu bilmiyorlar. Nerden bilecekler? Burada oturmuyorlar ki bilsinler. Çayırova’da belediye başkanlığı yapmış insanlardan sadece Yaşar Alkan Çayırova’da oturuyor. Mevcut belediye başkanı bile burada oturmuyor, kokuyu bilmiyor” dedi.
HÜKÜMETE TEŞEKKÜR
AK Parti hükümeti döneminde Gebze’nin bölünmesi ve 3 ilçe daha oluşması konusunda hükümete teşekkür eden SP Çayırova İlçe Başkanvekili Zeynel Bulut; “ 1 milyona yakın nüfusun tek bir kaymakamlıktan idare edilmesi çok zordu. Bu bölünme konusunda hükümete teşekkür ediyoruz. Fakat sınırlar doğru bölünmedi. Denize olan sınırımız alındı, asıl Yenimahalle’nin sınırlarında olan çamlık elimizden alınıp, Cumhuriyet Mahallesine bağlanmasaydı bu ilçenin kaderi daha değişik olurdu. Bu işte Eyüp Ayar’ın bir hesabı var. İşi gücü katakulli siyaset yaparak, bölge üzerinde oynamaktır. Hükümet olursak ilk işimiz bu sınırları düzeltmek, en azından Balçık’ı Çayırova’ya katmaktır” şeklinde konuştu.
HOCAMIZ BÖYLE SÖYLEDİ O DİYORSA MUTLAKA OLUR
2011 seçimlerinde iktidar olacaklarını söyleyen Bulut; “ hocamız böyle söyledi. Hoca diyorsa o mutlaka olur. O sözü belki o gün biz anlayamayız ama günü gelince ‘ ne kadar doğru söylemiş’ deriz. 15 yıl önce hocam ‘ bu ülkede rektörler başörtülü kızlara selam duracak’ dediğinde anlayamamıştım. Ama bugün görüyorum ki hocam haklıymış. İktidar konusunda da hocamın haklı çıkacağına inanıyorum” dedi.